6 Eylül 2016 Salı

Heybeli Ada Gezisi

"4 Haziran 2016"
Uzuun bir aradan sonra MERHABA :) Zamanım olmadığı için buralara pek bakamadım ama dolu dolu gezi hikayelerim birikti.Vakit bulmuşken sizlerle paylaşayım dedim efendim :)Hikayelerin tarihlerini de başlara yazdım.Keyifli okumalar:))

İstanbul'un bildiğimiz üzere Adalar ilçesi vardır.Özellikle ilkbaharın başlamasıyla yoğun ziyaretçi akınına uğrar.Prens adaları diye adlandırılan bölge 9 adadan oluşur bunların 5 inde yerleşim vardır bunlar;Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedef adasıdır.Bizim durağımız Heybeli adaydı.Sürekli Büyükada'ya gittiğim için Heybeli adaya gitmek istediğimi yol arkadaşlarıma(iki tıpçı,bir hemşirelik öğrencisi) belirttim onlar da kabul ettiler sağolsunlar.Kadıköy'de arkadaşlarla buluştuktan sonra adalar vapuruna bindik.Yaklaşık 1 saatte Heybeli adada indik.Adalar vapuru için önceden vapur saatlerine şu linkten bakarak öğrenmenizi tavsiye ederim...

Adaya indikten sonra acıktığımızı farkederek güzel bir yeme yeri bulmaya karar verdik. Foursquare adlı uygulama bir nimet.Yakınlardaki yeme yerlerinden gözünüze kestirdiğinizi hemen buluyorsunuz.Erguvan ev yemekleri diye bir yere girdik biz de...Ben karışık gözleme yanında çay istedim. Mükemmeldi diyebilirim.Heybeli adada oraya gidin :) Sonra adaların klasiği olan bisiklet turu veya fayton seçeneklerinden birini seçmek için düşünmeye başladık. Ben ve bir arkadaş bisiklet sürmeyi-hala-bilmediğimiz için faytonu tercih ettik,fayton ve bisiklet adayı keşfetmek için güzel birer araç.Fayton fiyatlarını sormaya başladık.Pahalı geldi açıkçası 4 kişi için bile. Bir amca bir şeyler yaparız gibisinden diyince onu tercih ettik.Yanlış hatırlamıyorsam 60 tl gibi bir şeydi uzun fayton gezisi.Faytoncu amca bizi böyle bıcır bıcır kızlar diye sevdiğinden olsa gerek bizimle koyu bir muhabbete daldı etrafı falan anlatmaya başladı adamın ismini bilmediğimizden isim bile taktık adama:D Bize fotoğraf falan çekti poz verin falan dedi,eğlenceliydi.Faytonla ada keşfinde gözünüze yazlık ada evleri çarpıyor.Keşke benim de olsa falan diyorsunuz bunlardan.
Fayton
Ada evi
Faytoncu amca bizi şu doğal güzellikte indirip fotoğraf falan çekmemizi söyledi.
Alman Koyu
Sonra tabi fayton sona erince bir kafe bulup bir şeyler içmek istedik...Yine foursquare sağolsun,Luz cafe'yi bulduk.Ne kadar eski antika varsa doldurulmuş bir dükkandı. Retroyu sevdiğim için çok hoşuma gitti,tabi diğer arkadaşlar da öyle,iyi ki burayı bulmuşuz falan diyorlardı.
Luz Cafe
Fiyatlar ne pahalı ne ucuz.Eski şarkılar eşliğinde yazın sıcağında bir limonata içebilirsiniz.Dilerseniz değişik bitki çayları da mevcut.Oraya bakan abla da gayet tatlı biriydi,yine bize fotoğraf falan çekti:) Kafeye bir arkadaşın eliyle çizdiği 4 iskelet çizimini hediye ettik. Umarım hala oradadır :)
Luz Cafe dışarısı
4 iskelet





















Velhasılı kelam,adalara gidecekseniz yazın başlarında gidin çok sıcak olmadan,çünkü yazın ortasında adalara gitmiş biri olarak 4 tarafı denizle çevrili bir yer, sıcaktan ve onun etkisini artıran nemden geçilmiyor haberiniz ola:)Bir dahaki ada gezisinde bisiklet öğreneceğimize söz vererek evin yolunu tuttuk...
Adalar vapurundan gün batımı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder